Cinsel Suçla İtham Edilme Riski Altında Doktorluk

201931_660_320

Doktorluk gibi zorlu ve kutsal bir mesleği yerine getiren kişinin hastasına cinsel tacizde-saldırıda bulunması, ciddi miktarda hapis cezasına mahkum edilmesi yanında mesleğini de kaybetmesine yol açacaktır. Elbette, gerçekten tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyan, aciz durumdaki bir hastanın güvenini de suistimal ederek cinsel dokunulmazlığını ihlal eden kişiye verilecek ceza ne kadar ağır olursa toplum açısından o kadar tatmin edicidir. Ancak yapılacak yargılama da, doktorun suçlu bulunması halinde uğrayacağı ağır yaptırımla orantılı şekilde son derece hassas ve adil olmalıdır. Çünkü cinsel suçların hali hazırdaki yargılama mantığı dikkate alındığında doktorların iftiraya uğrayarak cinsel suçtan mahkum edilmesinin oldukça kolay olduğunu, ciddi risk altında bulunduklarını söyleyebiliriz.

          Şöyle ki;

           Uygulamada vatandaş bir doktorun kendisini taciz ettiğini veya kendisine karşı cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ettiğinde, ortada hiçbir somut delil bulunmasa da mahkemelerce “iffetli bir bayanın gereksiz yere iffetine zarar verecek ve kendisini küçük düşürecek şekilde sanığı suçlamasının hayatın normal akışına aykırı olduğu” şeklindeki soyut bir gerekçe doktorun mahkumiyeti, yani hayatının karartılması açısından maalesef yeterli görülmektedir.

          Yukarıda yazılanlar size saçma geliyorsa ve benzer bir durum başınıza geldiğinde ben bir şey yapmadım ki, iddianın kanıtlaması gerekmez mi” şeklinde düşünerek iyi bir ceza avukatı da edinmezseniz, karar verildiği zaman ne anlatmak istediğimi çok iyi idrak edeceksiniz. Yahut hatanızda ısrar edecek, cinsel suçların yargılama mantığına hakim olmayan (ekseriyetle ticari davalara ve boşanma davalarına bakan) avukatınızın, mahkumiyetinizle sonuçlanan davada ileri sürdüğü savunma dilekçesinin yalnızca başlık kısmını (yargıtay … ceza dairesine gönderilmek üzere şeklinde) değiştirerek sunduğu temyiz dilekçesine ve “yargıtay bu dosyayı kesin bozar”  telkinlerine itibar etmeye devam edeceksiniz. Gergin bekleyişiniz hüküm onanana kadar da devam edecek. Hüküm onandığında avukatınıza ulaşamayacaksınız, polisler sizi götürürken ulaşacak fırsatınız olmayacak veya ulaşsanız da yapacak bir şey yok cevabını alacaksınız.

         Öncelikle şunu bilin; bir problemi çözmeniz için uygulamayı bilmeniz ve ona göre davranmanız gerekir. Bireylerin sistemi, uygulamayı değiştirme gücü yoktur ve isyan etmek size hiç bir fayda sağlamayacak, aksine psikolojik ve fiziksel sağlınızı da bozacaktır. Cinsel suçların yargılamasının olması gerekenden uzak olduğunu, değişmesi gerektiğini, salt şikayetçinin soyut beyanına itibarla bir insanın hayatının mahvedilmemesi gerektiğini biz de söylüyor ve uygulamayı eleştiriyoruz. Ancak bunlar kısa zamanda düzelecek sorunlar değil ve yel değirmeniyle savaşmaktansa bugüne bakmak, sistemle uyumlu şekilde mücadele etmeye çalışmak inanın daha faydanıza olacaktır.

     Cinsel suçla itham edilmemek için doktorların alabilecekleri önlemler;  

 – Karşı cins hastalara yönelik vücut muayenesi ve özellikle genital muayene hiçbir zaman yalnız yapılmamalıdır. Doktor muayene sırasında yanında hemşire gibi bir yardımcı personeli mutlaka hazır bulundurmalıdır. 

  Özellikle alkol-uyuşturucu madde kullanımı ve psikiyatrik tıbbi öyküsü bulunan hastalara karşı tavır ve davranışlarda daha dikkatli olunmalı, hekim-hasta seviyesini aşan diyaloglarda bulunulmamalıdır.

  Hastaya ufak da olsa cinsel çağrışım yapabilecek tıbbi müdahale ve muayene öncesinde müdahalenin şekli konusunda bilgi verilip açıklanmalıdır.

     Uygulamadan bazı örnekler;

  Eğitim durumu düşük veya psikolojisi bozuk olan hasta göğüs muayenesini cinsel amaçlı algılar ve suçlamada bulunur. Doktor hakkında dava açılır.

  Alkol komasına girmiş vaziyette gelen hastanın doktor tarafından göğüs bölgesi açılarak Glasgow koma skalasında göğüs uçlarına yapılması gereken baskıyı-tıbbi müdahaleyi hasta kendine geldiğinde cinsel amaçlı algılayabilir ve suçlamada bulunur. Davada ceza avukatı edinme gereği duymayan doktora ceza verilir.

    Cinsel suç sanığı-hükümlüsü doktorların yapması gerekenler;

1) İmkanınız dahilinde edinebileceğiz en iyi ceza avukatı ile çalışın. (sitemizde yer alan ve ceza avukatı seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri belirten makalelerimizi incelemeniz faydanıza olabilir.)

2) Seçtiğiniz avukatın dava sürecindeki mesleki çalışmasını, yazılı savunmalarını, duruşmalardaki performansını, temyiz dilekçesini dikkatle inceleyin, eğer “çok iyi” bulmuyorsanız vakit kaybetmeksizin avukatınızı değiştirin, bunun için illa mahkum edilmeyi beklemeyin. Uygulamada duruşma performansına önem verilmediği, şikayetçinin ve tanıkların ifadeleri sırasında sorularla sıkıştırılarak, beyanları arasındaki çelişkilerin ortaya çıkartılamadığı, mahkumiyet halinde özellikle temyiz dilekçelerinin son derece yetersiz ve özensiz hazırlandığı, sanığın da mahkumiyeti onanıncaya dek temyiz dilekçesinde ne yazdığını bilmediği görülmektedir. Temyiz dilekçenizde yazılanların teknik olarak Yargıtay tarafından bozma gerekçesi yapılabilecek şekilde hazırlandığınıdüşünebilmeniz gerekir. Aksi halde başka bir avukat edinin ve temyiz dilekçenizdeki eksiklikleri giderecek bir çalışma hazırlatarak temyiz aşamasında dosyanıza sunulmasını sağlayın.

3) Hakkınızdaki hüküm Yargıtay Özel Dairesi tarafından onansa dahi yapılabilecek bir şeyler vardır. Onama kararının tekrar incelenmesini sağlama imkanınız mevcuttur. 

Özetle; bulabileceğiniz en iyi ceza avukatı ile ve mümkün olduğu kadar erken çalışın.

Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran-Resmi-2015-09-30-13.45.30